Amalfi Kıyıları

Roma’daki 4 günün ardından sıra geldi Amalfi kıyılarına. Fiumicino Havalimanı’ndan kiraladığımız araçla Sorrento’ya doğru aşırı yağış altında yol almaya başladık. Yağış o kadar çoktu ki uçuşlar bile ertelenmişti. Aylardan Eylül olunca Amalfi gezimiz boyunca da hava bir güneşli bir yağmurluydu. Yine de hava, gezimizin şahane geçmesini engelleyemedi 🙂

Ravello
Fiumicino’dan Sorrento’ya yol 3,5 saat sürüyor gibi görünse de işin aslı pek öyle değil. Hem yağış hem Sorrento’ya yaklaştıkça artan trafik bu süreyi 5 saate çıkardı. Önümüzde arkamızda karavanlar, sağımızda deniz, solumuzda yükselen yamaçlar, limon ağaçları ve en sonunda otelimiz Casa Aristide. Casa Aristide, Sorrento merkeze araçla 5 dakikalık mesafede bulunan Sant’Agnello’da Santuario S. Giuseppe Katolik Kilisesi’nin karşısında. Tabii yine trafik nedeniyle bu 5 dakika oluyor 15-20 dakika. Otel binası eski, ancak odalardaki mobilyalar yeni ve çok temiz. İlk akşam yaşanan bir aksilik nedeniyle ayarladığımız odadan daha küçük bir oda verdikleri için Sorrento merkezde yer alan restoranlarında akşam yemeği ikram ettiler. Biz böyle ufak şeylere sorun çıkarmayız aslında. Kendileri daha bizi odaya doğru götürürken böyle bir tatlılık yaptılar. İkinci gün erkenden asıl odamız hazırdı. Otelin meyve ağaçlarıyla dolu güzel bir bahçesi ve otoparkı da vardı. Market ve pastane otelin çok yakınında. Her sabah alışverişimizi yapıyor, odamızda kahvaltımızı ettikten sonra sandviçlerimizi hazırlayıp düşüyorduk yollara.

Positano
Gezilecek çok yer var; Sorrento, Amalfi, Positano, Capri, Ravello, Pompeii… Neden Sorrento’da kalmayı tercih ettik? En düz, yokuş ve merdiveni az ve fiyat açısından en uygun yer olduğu için tabii ki. Sorrento’dan gitmek istediğimiz her yere rahatlıkla gittik. Yalnız sezonda çok yoğun bir trafik oluyormuş. Araba kiralamayıp ulaşımı otobüsle sağlamak da bir alternatif ancak sezonda kalabalıktan bu otobüslere binmek çok zormuş. Bizim gittiğimiz Eylül ayında bile otobüsler kalabalık, otobüs bekleme kuyrukları uzundu. Sorrento’ya vardığımız Cuma akşamını saymazsak dolu dolu 5 günümüz vardı. Birinci gün Sorrento, ikinci gün Positano ve Praiano, üçüncü gün Amalfi ve Ravello, dördüncü gün Capri, beşinci gün Pompeii…

Sorrento
Sorrento
Sorrento bizi yağmurla karşıladı. Sırılsıklam olduk, yine de mağaza, cafe, restoran ve barların dizildiği ünlü cadde Corso Italia’yı, yağmura rağmen kalabalık dar, ara sokaklarını, Sorrento’nun kalbi Piazza Tasso’yu gezdik. Piazza Tasso’nun yanı başındaki vadide, yeşillikler içinde harabeye dönmüş Değirmen’i, kemerli yapısıyla fotografik San Francesco Manastırı’nı, Correale di Terranova (müze)’yı, Sorrento Katedrali ve çan kulesini gördük. Villa Comunale’den martıların eşlik ettiği manzarayı izlemek, oyulmuş kayaların içinden geçerek sahile inmek, sonra da deniz içinden kayaların üzerine kurulmuş bu şehre bakmak çok keyif vericiydi. Limoncello’nun anavatanı Sorrento’ya gelip de limoncello yapımını izlemeden, tatmadan ve hatta almadan dönmek olmaz. Biz bunlar için I Giardini di Cataldo’yu tercih ettik. Limoncellosunun yanı sıra limonlu dondurması ve küçük limon bahçesi de çok güzeldi. Burayı pek sevdik, uzun uzun durduk ve tabii ki limoncello almadan çıkmadık.

Tarihi Değirmen, Sorrento
I Giardini di Cataldo, Sorrento
İkinci gün Positano’daydık. Yollar virajlı, manzara şahaneydi. Aracımızı yol kenarında boş bulduğumuz bir yere park ettik ve daracık sokaklardan, merdivenlerden sahile doğru inmeye başladık. İnmesi bile zordu ki çıkışını o an düşünmek bile istemedik. Hele sırtımızda çantalar ve elimizde puset ile… Bir de Leon’un kucak istemesi eklendi. İndiğimizde bacaklar titriyordu 🙂

Positano
Positano’nun bitmeyen merdivenleri
Positano, bölgenin en kalabalık, en turistik ve fotografik yeri. Yalnız sahili, denizi güzel değil. Leon’u tutamadık tabii, girdi hemen denize, sonra da aldık biralarımızı, oturduk kumlara, manzaranın tadını çıkardık. Dik yamaçlarda uzanan evler, Santa Maria Assunta Kilisesi’nin çinili kubbesi, seramik dükkanları, lüks restoranları ile Positano’yu geride bırakırken rotamızı akşam yemeği için Praiano’ya çevirdik. Denizin kenarında, kayaların üzerinde, dar bir yoldan geçip ulaştık bir restorana. Adı Ristorante II Pirata. Gittiğimizde restoran kısmı henüz açılmadığı için barında aperatifle başladık, ilerleyen saatlerde akşam yemeği için restoran kısmına geçtik. Yemekler, sunum, manzara harikaydı. Kesinlikle bir akşamı burada geçirmelisiniz. Burada denize girebilir, barında Aperol içebilir, akşam da romantik bir yemek yiyebilirsiniz.

Praiano
Amalfi
Üçüncü günümüzü Amalfi ve Ravello’ya ayırdık. Amalfi’de merdiven, yokuş pek yok neyse ki. Şehri gezdik, denize girdik. Denizi bir Ege değil maalesef, fakat Leon’a farketmez tabii. Akşama doğru ancak gidebildik Ravello’ya. Amalfi kıyıları boyunca en sevdiğimiz yer Ravello oldu. Ravello deniz kenarında değil. Tepede, yemyeşil doğanın içinde, meydanı, ara sokakları, kıyıya götüren yolları, sunduğu deniz manzarası ile büyüleyici bir yer Ravello. Amalfi kıyılarında görülecek yerler listenizin en başında olmayı kesinlikle hakediyor. Uzun bir yürüyüşten sonra akşam yemeğimizi burada Mimi Bar Pizzeria’da yedik ve Ravello’ya veda ettik. Amalfi kıyıları boyunca Atrani, Minori ve Maiori de görülebilecek yerler arasında.

Ravello
Ravello’dan sahile inen yollar
Dördüncü güne kadar zaman zaman yağan yağmur ve yoğun trafik gezi planlarımızı bozamadı, ancak Capri’ye gideceğimiz gün bazı şeyleri hesaba katmamışız. Bir kere Capri’ye çok erken saatte geçmek gerekiyormuş ya da orada kalmak. Gece kalmayacaksanız ve Capri’ye öğle vaktinde geçtiyseniz Capri’yi doya doya gezmeye, denize girmeye zaman yetmiyor. Her yer kalabalık, her yer kuyruk. Füniküler kuyruğu, otobüs kuyruğu, sokaklarda insan kalabalığı… Feribottan Marina Grande’de indik, buradan füniküler ile Capri’ye geçtik. Piazzetta, Santo Stefano Kilisesi, küçük meydandaki kafeler, manzara tamam ama aradığımız bu değildi. Lüks restoran ve mağazalarla dolu sokaklardan geçerek Giardini di Augusto’ya gittik. Tamam, buradan manzara harika. Via Krupp ve Faraglioni kayalıklarını gördük, harika ama ne tekne turu yapmaya, ne Anacapri, Marina Picolo ve Grotto Azzuro’yu görmeye, ne de koylarında denize girmeye zaman kaldı. Feribot vakti geldi, döndük Sorrento’ya. Kalabalıktan mı zamansızlıktan mı bilmiyoruz ama Capri bizi hiç büyülemedi, yine de tabii iyi ki gittik gördük 🙂

Via Krupp, Capri
Meşhur seramikler
Bizi gerçekten etkileyen yerlerden biri Pompeii oldu. Beşinci günümüzü Pompeii’ye ayırdık. MS 79 yılında volkan patlaması sonucu küller altında kalan ve günümüzde UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi’nde yer alan bu antik Roma kentini gezmeye bir tam gün ayırmak gerekiyormuş. 1748’de başlayan kazı çalışmaları sonucunda kentin küller altında olduğu gibi korunduğu ortaya çıkmış. Arkeolojik çalışmalar hala devam ediyor. Arkeologların çalışması Leon’un o kadar ilgisini çekti ki kenti gezmeyi bırakıp arkeologları izledik uzun uzun. Sonra da Leon oturup yere kendi arkeolojik çalışmalarını yaptı. Bu etkileyici kenti ayrı bir yazıda anlattık.

Pompeii
Pompeii
Yakan güneşin altında koca antik kenti gezdiğimize göre sıra kendimizi denize atmaya gelmişti. Sorrento’ya yakın Metamera diye bir yer bulduk. Kumsal, denizi sığ, aşırı kalabalık değil. Günün yorgunluğunu atıp son akşam yemeğimizi de Sorrento’da yedikten sonra ertesi sabah erkenden Fiumicino’ya doğru yola çıktık. Bizi yağmurla karşılayan Sorrento, yağmurla da uğurladı. İtalya’da son gecemizi havaalanına yakın olduğu için Fiumicino’da bir otelde geçirdik. Fiumicino uzun, güzel bir kumsala sahip. Leon’u tabii ki tutamadık, serin havaya rağmen attı kendini soğuk suya. Akşam da külahta kalamar yedi. Fiumicino’da en çok o eğlendi 🙂 ve böylece Roma’da başlayıp Amalfi kıyıları ve Pompeii ile devam eden İtalya gezimiz çok güzel anılarla son buldu. Yeniden görüşeceğiz İtalya 🙂

Kısa Kısa Amalfi Kıyıları

Nerede gezilir, ne yapılır, nerede kalınır?
Konaklama

Biz Sorrento merkeze araçla 5 dakikalık mesafede bulunan Sant’Agnello’da Santuario S. Giuseppe Katolik Kilisesi’nin karşısındaki bir otelde kaldık, Casa Aristide. Sorrento’da konaklayıp yakın yerlere günü birlikte gidip gelmeyi tercih ettik. Amalfi, Positano, Capri ile kıyaslayınca Sorrento konaklama fiyatları açısından uygun ve fazla merdiveni, yokuşu yok.

Gez Gör

Sorrento, Positano, Praiano, Amalfi, Ravello, Capri, Atrani, Minori, Maiori Napoli, Pompeii, Vezüv

Yeme İçme

Praiano’da Ristorante II Pirata’yı, Ravello’da Mimi Bar Pizzeria’yı önerebiliriz. Buraya kadar gelmişken Limoncello’yu mutlaka denemelisiniz.
Save water drink limoncello 🙂

Aktiviteler

Yokuşlara, merdivenlere rağmen yürümek, manzaranın keyfini çıkarmak harika. Sahilleri muhteşem değil, gelmişken yüzülür 🙂 Tekne turu yapılabilir. Pompeii antik kenti mutlaka gezilmeli.

Aklınızda bulunsun

Yaz mevsiminde aşırı kalabalık oluyormuş. Trafik Eylül ayında bile çoktu. Otobüsler var ancak otobüs kuyrukları çok uzun. Araba veya motosiklet kiralamak mantıklı.

Amalfi, Positano ve Capri’de konaklama, yeme-içme, otopark pahalı. Sorrento’da fiyatlar diğerlerine göre daha uygun.

Yokuşlara, merdivenlere hazır olun 🙂 Pusetle çok zor olduğu kesin.

Positano, İtalya Positano, İtalya Positano, İtalya Positano, İtalya Positano, İtalya Positano, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Amalfi, İtalya Ravello, İtalya Ravello, İtalya Ravello, İtalya Ravello, İtalya Ravello, İtalya Capri, İtalya Capri, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Sorrento, İtalya Pompeii, İtalya Pompeii, İtalya Fimumicino, İtalya Fimumicino, İtalya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Robot değilim *