Büyülü Kapadokya

2019 yılının Kasım’ında gitmiştik Kapadokya’ya. Gezi notlarını yazmak evden çıkamadığımız Corona günlerine kısmetmiş. Şunu söylemeliyim ki Kapadokya öyle sadece bir hafta sonunda gezilip görülebilecek bir bölge değilmiş. Vadileri, yer altı şehirleri, kaleleri, kiliseleri, açık hava müzeleri ile o kadar çok gezilecek görülecek, deneyimleyecek şey var ki bize 3 gece 4 gün yetmedi.

Özkonak Yer Altı Şehri
Çavuşin Kilisesi

Biz bölge bölge ayırıp gezmek istediğimiz yerleri belirledik önce. İlk günümüzü sırasıyla Özkonak Yer Altı Şehri, Çavuşin Kilisesi, Aşk Vadisi ve Aşıklar Tepesi, Rahipler Vadisi ve Zelve Açık Hava Müzesi’ne ayırdık. Avanos’a 14 km uzaklıkta bulunan Özkonak Yer Altı Şehri, su kuyusu, havalandırma bacası, sürgü taşı, şarap imalathanesi ve odaları ile dört katlı bir şehir. Burada geniş alanlara yayılmış galeriler birbirlerine tünellerle bağlanmış. Sürgü taşından sonra tünel üzerine, düşmana kızgın yağ dökmek amacıyla, delikler oyulmuş. Çok dar ve uzun delikler de katlar arası haberleşmeyi sağlamış.

Aşk Vadisi
Rahipler Vadisi

Yer altı şehrinden hemen sonra Çavuşin Kilisesi’ne gittik, ancak restorasyon çalışmaları nedeniyle kapalıydı. Göreme-Avanos yolu kenarında bulunan kilise tek nefli, beşik tonozlu, 3 apsisli olup narteksi yıkılmış. İmparator Nicephorus Phocas adına yapılan Çavuşin Kilisesi 964-965 yıllarına tarihlenmekte. Dışarıdan görüp Aşk Vadisi’ne devam ettik. Aşk Vadisi’ne girip yürümek yerine Aşıklar Tepesi’nden izlemeyi tercih ettik. İlk günde zamanımızın çoğunu Paşabağı da denen Rahipler Vadisi ve ardından Zelve Açık Hava Müzesi aldı aslında. Mantar şeklindeki peri bacalarının arasından yürüdüğümüz Rahipler Vadisi’nde Aziz Simeon adına yapılmış bir şapel de bulunuyor. Zelve Açık Hava Müzesi ile birlikte en sevdiğimiz vadilerden biri oldu. Zelve’deki önemli yerler arasında Üzümlü ve Balıklı Kilise, Geyikli Kilise, Değirmen, Kutsal Haç Kilisesi, Tünel, Manastır, Direkli Kilise ve güvercinlikler bulunuyor. Göçük tehlikesi nedeniyle bazı bölümler ziyarete kapalı. Uzun uzun yürüdük burada, ama tüm yorgunluğa değdi. Yorgunluğumuzu da akşam Ürgüp’te bulunan Ziggy’nin lezzetli yemekleri ve bölgeye özgü şarabıyla attık. 

Zelve Açık Hava Müzesi

Kapadokya’da ikinci günümüze Ürgüp-Ortahisar yolu üzerindeki bir seyir terasında Üç Güzeller’i görerek başladık. Burası Kapadokya’nın simgelerinden biri olmuş, neredeyse her Kapadokya fotoğrafında var. Buradan henüz diğer bölgeler kadar ünlenmemiş, yapıları restore edilmemiş Ortahisar’a geçtik. Ortahisar Kalesi, Kapadokya’nın en büyük peri bacası olarak anılıyormuş. Merdivenleri çok dik ve tehlikeli olduğu için Leon ile birlikte ancak bir kat çıkabildik. Kaleden inerken şarap evinde yerel birkaç şarap tattık ve tabii ki aldık. Aracımıza doğru ilerlerken tezgahında çeşit çeşit kuru yemiş satan bir amcaya köftür sorduk. “Kaynanamın kızı yaptı” yaptı diyerek tezgahın altından bir poşet dolusu köftür çıkardı. Tadı pestile benzeyen, üzümden yapılan küp şeklinde, yumuşak bir tatlı, lokum gibi 🙂 Bulmuşken alıp Göreme Açık Hava Müzesi’ne geçtik. M.S. IV. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar yoğun bir şekilde manastır hayatına ev sahipliği eden bu yerleşim yerinde kaya blokların içinde kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma mekânları oyulmuş. Manastır eğitim sisteminin başlatıldığı yer olarak kabul ediliyormuş. Burada Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise gezilebiliyor. 

Üç Güzeller
Ortahisar Kalesi

Göreme’den sonraki durağımız Uçhisar oldu. Argos Otel’in restoranı Seki’de muhteşem manzara ve nefis yemekler eşliğinde dinlenip Kocabağ Şarapçılık’a (şarapları çok güzel :)), oradan da Güvercinlik Vadisi’ne gittik. Gün batımında Kızılçukur Vadisi’nde olmak istediğimizden dolayı Güvercinlik Vadisi’nde sadece güvercin besleyip Kızılçukur’a devam ettik. Vadi içerisinde yürümek, gün batımını izlemek ne kadar da keyifliymiş. Yine yorucu bir günün ardından Leon’un biraz ateşinin de çıkması nedeniyle doğrudan otelimize döndük. Battaniyelere sarınarak, peynir ve şarapla keyfimize balkonumuzda devam ettik. 

Göreme Açık Hava Müzesi
Göreme Açık Hava Müzesi

Kapadokya’da üçüncü günümüzü Derinkuyu Yer Altı Şehri’ne ve Ihlara Vadisi’ne ayırdık. Leon’u çok yormak istemesek de o bizden daha çok hevesliydi yürümeye, her yere girip çıkmaya 🙂 Derinkuyu Yer Altı Şehri’nin tarihi Asurlular’a kadar uzanıyor. Sekiz katlı Derinkuyu Yer Altı Şehri’nde erzak depoları, havalandırma bacaları, şarap imalathaneleri, kiliseler, manastırlar, su kuyuları, tuvaletler ve toplantı odaları ile birlikte bir misyonerler okulu, günah çıkartma yeri ve vaftiz havuzu bulunuyor. Odalar daracık tünellerle birbirine bağlanıyor. Kapadokya’nın en ilgi çekici hazinelerinden biri yer altı şehirleri olsa gerek. Leon da en çok yer altı şehirlerini sevdi. Özellikle tünellerden geçmeye bayıldı, tam boyuna göreymiş 🙂 

Uçhisar Kalesi
Güvercinlik Vadisi

Derinkuyu’dan yaklaşık 1 saatlik sürüşün ardından Ihlara Vadisi’ne gittik. Neredeyse 400 basamak inerek ulaştık vadiye. 14 km’lik vadide yine kilise ve yaşam alanları bulunuyor. Hava buz gibi olmasına rağmen vadide yürüyüş yapmak, Melendiz çayının sesini dinlemek çok huzur vericiydi. Biraz üşüdük, biraz yorulduk ve Ürgüp’e döndük. Otelimize çok yakın olan Turasan Şarapçılık’a uğrayıp yine birkaç şarap tadıp aldıktan sonra akşam yemeği için öneri üzerine Prokopi’ye gittik. Bölgenin meşhur testi kebabını burada tattık. 

Derinkuyu Yer Altı Şehri
Ihlara Vadisi

Kapadokya’da son günümüze otelimizde uzun ve yine enfes bir kahvaltıyla başladıktan sonra Devrent Vadisi’ni görüp uçuş saatine kadar Uçhisar’da zaman geçirdik. Kalesine çıktık, yürüyüş yaptık ve kısa Kapadokya seyahatimizi balona binemeden ve balonlu fotoğraf çekemeden bitirdik. Leon’un yaşı nedeniyle zaten balona binemeyecektik, ancak gün doğumunda izleme ve fotoğraflama planımızı da hava şartları nedeniyle balon uçuşlarının iptal olmasıyla gerçekleştiremedik. Yine de en güzel hislerle ve harika şaraplarla ayrıldık Kapadokya’dan 🙂 

Kızılçukur Vadisi

Kısa Kısa Kapadokya

Nerede gezilir, ne yapılır, nerede kalınır?
Konaklama
Biz Ürgüp Esbelli’de 4 Oda Cave Hotel’de kaldık. Küçük, temiz bir otel. Kahvaltısı efsane. Personeli çok içten ve güleryüzlü. Gitmeden önce bize önerilen oteller de Millstone ve Argos idi.
Gez Gör
Bölgeler: Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Ortahisar, Avanos, Çavuşin

Vadiler ve Açık Hava Müzeleri: Zelve Açık Hava Müzesi, Göreme Açık Hava Müzesi, Devrent Vadisi, Rahipler Vadisi (Paşabağı), Kızılçukur, Aşk Vadisi, Güvercinlik Vadisi, Ihlara Vadisi

Yer Altı Şehirleri: Derinkuyu, Özkonak, Mazı, Tatlarin, Kaymaklı

Ortahisar Kalesi, Uçhisar Kalesi, Temenni Tepesi
Aktiviteler
Kızılçukur Vadisi’nde gün batımı izlemek, yer altı şehirlerini gezmek, Avanos’ta çömlek yapım atölyesine katılmak, vadilerde doğa yürüyüşü ve atlı safari, şarap tadımı, gün doğumunda balon izlemek, balon turuna katılmak
Aklınızda bulunsun
Biz Kasım ayının başında Kapadokya’ya gittiğimiz için ilk günler gündüz hava sıcak olmasına rağmen son iki gün kış gelmişti. Yanımızda hem baharlık hem kışlık kıyafetlerimiz vardı. Sezon dışı ve hafta içi olmasından dolayı da kalabalık değildi ki bu çok iyi oldu bizim için. Hava şartları nedeniyle balon uçuşlarının iptal olmasına üzüldük tabii.

Bölgenin şarapları harika. Turasan ve Kocabağ Şarapçılık’ta şarap tadımı yapmayı, almayı unutmayın.

Restoran olarak Uçhisar’da Seki’yi, Ürgüp’te Ziggy ve Prokopi’yi önerebiliriz.
Özkonak Yer Altı Şehri Aşk Vadisi Papazlar Vadisi Papazlar Vadisi Papazlar Vadisi Zelve Açık Hava Müzesi Zelve Açık Hava Müzesi Zelve Açık Hava Müzesi 4 Oda Cave Hotel 4 Oda Cave Hotel Ortahisar Kalesi'nde Şarap Mahzeni Uçhisar Kocabağ Şarapçılık, Uçhisar Kızılçukur Vadisi Kızılçukur Vadisi Kızılçukur Vadisi Derinkuyu Yer Altı Şehri Ihlara Vadisi Ihlara Vadisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Robot değilim *