Son Zamanların Gözdesi: Gökova

Uzun zamandır aklımızda Marmaris’in köylerini ve koylarını gezmek vardı. Bayramla birlikte iki haftalık bir tatilimiz olunca rotamıza Akyaka ve Datça’yı da ekleyerek çıktık yola. İlk durağımız Akyaka. Azmak nehri, kum ve sığ plajı, doğası ve kiteboard okulları ile son zamanlarda oldukça popüler olmuş Akyaka. Nehir kenarında, iki sokağında ve sahilinde kafe, bar, meyhane ve lokantalar var. Biz Portofino Otel’de kalıp kahvaltılarımızı Dama Dama Cafe’de yaptık. Akşam yemeği için de meyhaneden ev yemeği yapan lokantalara kadar farklı alternatifler mevcut. “Rakını al gel” diyen balıkçı ise her akşam dolu.

Akyaka, Muğla

Akyaka, Muğla

Akyaka’da ilk sabah çok erken uyandık, kimse yokken sokaklarını dolaştık Leon ile. Çok sakin görünen deniz öğleden sonra rüzgarla iyice dalgalanıyor. Sabahtan akşama kadar esen rüzgarı, geniş kumsalı ve sığ denizi ile Akçapınar Plajı ise kiteboard için mükemmel koşullara sahip. Bu plajda kiteboard okulları yer alıyor. Rengarenk uçurtmaları izlemek kadar sporu yapmak da keyifli görünüyor, fakat çok zor olduğu da belli.

Akyaka, Muğla

Kiteboard Plajı, Akyaka, Muğla

Akyaka yakınında denize girilebilecek farklı koylar da var. Bunlardan bazıları Akbük, Sedir Adası ve İncekum. Akbük berrak suyu ve sakinliği ile en sevdiğimiz koylardan biri oldu. Yalnız bir sıra şezlong koyacak kadar bir sahili var.

Akbük, Muğla

Sedir Adası’na Akyaka’dan teknelerle geçilebildiği gibi Çamlı’daki Çamlık İskelesi’nden de geçilebiliyor ve tekneyle adaya ulaşım 20 dk sürüyor. Adada Kedrai Antik Kenti ve Kleopatra Plajı bulunuyor. Adada tekneden inince Kleopatra Plajı’na yürüyerek 2-3 dk içinde varılıyor. Gerçekten güzel bir denizi ve incecik bir kumu var. Kum azalmasın diye kuma ayak basmak yasak. Şezlonglar kumsalın yukarısında ağaçların altında. Aşırı kalabalık, boş şezlong yok, kafede yer yok, denizde yüzecek yer yok. Bir 5 dk girip çıktık ve geri döndük. İlla gidecekseniz sezon dışında gitmek daha anlamlı olabilir.

Kleopatra Plajı, Sedir Adası

Kleopatra Plajı, Sedir Adası

Sedir Adası’ndan İncekum’a geçtik. İncekum’a gitmek için aracınızı otoparkta bırakıp bir traktöre biniyorsunuz. Deniz ve ormanın birleştiği yollardan traktör götürüyor sizi İncekum’a. Burada ister şezlong ister masa kiralayabiliyor ister kendi sandalyelerinizle gelip kocaman ağaçların altına yerleşebiliyorsunuz. Yine çok kalabalık. Küçücük bir kumsalı var, ancak buradaki kalabalık Sedir Adası’ndaki gibi çok rahatsız edici bir kalabalık değil. Yemek yiyebileceğiniz, içecek bir şeyler alabileceğiniz kafesi de var. Saat 19:00’a kadar burada kalabiliyorsunuz. Yine de önerim yüksek sezonda, özellikle haftasonu ve bayramlarda gitmemeniz olur.

İncekum, Muğla

Akbük, Muğla

İncekum’dan sonra tatilimizin ikinci durağı Marmaris’in köyleriydi. Orhaniye, Hisarönü, Selimiye, Söğüt, Turgut ve Bozburun’u gezdik, gördük, bir başka yazıda anlattık 🙂 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Robot değilim *