Sakız Adası Gezi Notları

wind mills

Yine bir Yunan adası ve yine yeni bir motosiklet macerası… Demeyi çok isterdim ama yanımızda minik bir gezgin olduğu için Sakız adasına motosikletsiz gittik. Sabah 9’da Çeşme limanından kalkan feribotla başladı 4 günlük Sakız adası gezimiz. 50 dakikalık bir deniz yolculuğunun ardından adadaydık. Hızlıca pasaporttan geçip kiralık aracımızı hemen aldık. Bayram tatili dışında, özellikle de Eylül ayında ne rahat oluyor bu geziler. Pasaport kontrolünde kuyruk yok. Kiralık araç bulmada sıkıntı yok. Feribotta bile 5-6 yolcu vardı. Kalabalık olmadan adanın keyfini çıkardık doya doya.

Karfas
Karfas
Lithi
Lithi
Adada kaldığımız otel adanın merkezine araçla 10-15 dakikalık mesafede bulunan Karfas’ta. Leon aramıza katıldığından beri merkezde kalmayı tercih etmiyoruz. Bahçesi ve mutfağı olan apart tipi otelleri, sakin yerleri tercih ediyoruz. Karfas’taki otelimiz Karfas Bay View Studios da dört dörtlük olmasa da doğrudan bahçeye açılan kapısı, kahvaltı yapabileceğimiz mutfağı ve denize sıfır sayılan konumu ile tercihlerimizi karşılayan bir oteldi.

Lithi
Lithi
Mesta
Mesta
Sakız’daki ilk günümüzü ve gecemizi Karfas’ta geçirdik. Sabahın erken saatlerinden beri yollarda yorulan minik gezgin odada uykusunu alıp enerjisini topladıktan sonra Karfas’ın yumuşacık kumlarına ve ılık denizine attık kendimizi. Kumsalı güzel, denizi sığ, çocuklar için ideal. Bizim minik için ise taş kum farketmiyor, su olsun yeter 🙂 Karfas küçük bir yer. Kumsalın yanında uzanan sokakta deniz gören güzel cafe ve tavernalar var. Biz akşam için Pelakanos’ta balık yemeyi tercih ettik ve çok memnun kaldık. Bizim gittiğimiz zaman artık sezon bitmişti ve bu nedenle gece hayatı hakkında pek bir şey yazamıyorum. Yemekten sonra biraz yürüdük ve gördük ki hiç bir mekan dolu değil, her yer sakin. Fakat yüksek sezonda Karfas, gecesiyle gündüzüyle kalabalık ve hareketli oluyordur. Biz sadece bir akşam Karfas’ta yedik ama her sabah plajın bir üst caddesinde yer alan Pes Alevri’den sıcak ekmek ve kruvasanlarımızı aldık.

Mesta
Mesta
Mesta
Mesta
Sakız’daki ikinci günümüzü biz köylere ayırdık ve sırasıyla Lithi, Mesta ve Pyrgi’yi gezdik. Lithi, adanın batısında yer alan, yokuşlu ve dar sokaklara, eski evlere ve güzel bir plaja sahip bir köy. Zamanınız kısıtlıysa Lithi’yi görmeseniz de olur, fakat Mesta ve Pyrgi’yi, hatta Olympi’yi kesinlikle gezmelisiniz. Bu köyler birbirlerine oldukça yakın (araçla 5-10 dk sürüyor). Biz önce ortaçağ mimarisini koruyan Mesta’nın daracık, labirent gibi sokaklarında kaybolduk. Bu kale-köyde yürürken insan kendini başka bir çağda sanıyor. Ardından siyah beyaz geometrik desenli duvarlara sahip evleri ve kiliseleri ile dikkat çeken Pyrgi’yi gezdik. Bu motifli köyü de gördükten sonra sıra Mavra Volia plajına geldi. Bütün gün bizimle köy köy gezen minik gezgin en sonunda kendini Mavra Volia’nın sularına bırakabildi. Çok eskiden volkanik bir patlama sonucu oluşmuş, büyük küçük siyah taşlı bir plaj Mavra Volia. Suyu çok berrak ve hemen derinleşiyor. Çakıllar ve derin su çocuklar için uygun olmasa da Leon’un deniz keyfini hiçbir şey bozamaz. Burada şezlong, şemsiye yok. Kabin, duş ve küçük bir de cafe var. Buraya çok yakın Emporios’ta ise deniz kenarında güzel bir taverna bulabilirsiniz. Biz hem adanın merkezini görmek hem de daha önce adaya gelmiş ve bol bol gezip yemiş sevgili arkadaşlarımızın önerdiği mekanda yemek için akşam merkeze gittik. Mekanın adı κεχριμπάρι. Öyle deniz kenarında değil, ara sokakların birinde. Dolana dolana bulduk en sonunda fakat kapalıydı. Biz de sahildeki Tsikoudo’da yiyip otelimize döndük. Sahilde sıra sıra mekanlar var ama buralar fazla turistik. Eminim sezonda yer bulmak imkansız olur.

Pyrgi
Pyrgi
Mavra Volia
Mavra Volia
Üçüncü günde gezimize Nea Moni Manastırı ile başladık. 11.yy’da inşa edilmiş manastır bugün UNESCO tarafından koruma altına alınmış. Merkeze yaklaşık yarım saat uzaklıkta bulunan manastırın yolu çok güzel fakat çok virajlı. Bir gün önce köy yollarındaki virajlarda midesi bulanan minik yine kusacak diye endişelendik ama neyse ki bir şey olmadı. O da alıştı bu yollara sanırım. Manastırdan 12 km daha dağ yolundan devam ederseniz bir uçurumun sonunda bulunan, terkedilmiş Anavatos köyünü görebilir, Avgonima’daki To Asteri’de yemek yerken gün batımını izleyebilirsiniz. Biz tüm gün dağ yollarında, köylerde dolanıp güneşi batırmak yerine adanın en güzel plajlarından biri olan Glaroi’de deniz ve güneşin tadını çıkardık. Küçük bir koy, çok berrak bir deniz, küçük çakıl kum karışık bir sahil, şezlonglar, şemsiyeler ve bir de bar… Fotoğraflardan gördüğümüz, yazılanlardan okuduğumuz kadarıyla burası çok kalabalık oluyormuş. Biz gittiğimizde ise plajda toplam 8 kişiydik. Bütün deniz, bütün sahil Leon’un oldu 🙂 Plaj dönüşü de yol üstünde gördüğümüz Mouria’da yiyip içtik. Mouria, Vrontados’ta hemen denizin kenarında, manzarası, yemekleri güzel bir taverna. Burada adaya özgü Mastelo peynirini tadıp ada birası Fresh Chios Beer içtik. Yine Karfas’a dönüş yolumuzun üzerinde yer alan yel değirmenlerinde fotoğraf molası verdik. Burada bulunan bu dört yel değirmeni adanın sembolü olmuş adeta.

Mavra Volia
Mavra Volia
Nea Moni Manastırı
Nea Moni Manastırı
Adadaki dördüncü ve son günümüze yağmurla başladık. Planlarımızda denize girmek vardı ama yağmuru görünce planımızı değiştirdik ve Citrus narenciye çiftliğine gittik. Kampos’ta yer alan bu çiftlik doğası, kedileri, çiftlik hayvanları ile tam Leon’a göreymiş 🙂 Burada bir müze ve bir cafe de bulunuyor. İyi ki de gitmişiz bu çiftliğe. Bu sayede yolları, yeşil bahçeleri, evleri, yöreye ait mimarisiyle dikkat çeken Kampos’u da biraz yağmur biraz güneş altında gezmiş olduk. Yağmur dinince kendini iyice gösteren güneşe aldanıp Glaroi’ye gittik ama rüzgar o kadar serin esiyordu ki denize girmeyi bırakın ayağımızı sokamayıp sahilde sweatshirtlerimizle oturduk. Yine de eğlendik ve yine bütün sahil Leon’un oldu 🙂

Citrus
Citrus
Citrus
Citrus
Adada dolu dolu 4 gün geçirdik. Görmek istediğimiz her yeri gördük. Minik gezginli diğer seyahatlerimizde olduğu gibi bu seyahatimizde de biraz biz Leon’a ayak uydurduk, biraz o bize uydu. Çok da güzel oldu. Sakız gezisi bitti ama tatile Sığacık’ta devam 🙂

Glaroi
Glaroi
Glaroi
Glaroi

Kısa Kısa Sakız Adası

Nerede gezilir, ne yapılır, nerede kalınır?
Konaklama

Karfas Bay View Studios (Karfas), Plaka Studios (Karfas)

Gez Gör

Mesta, Pyrgi, Olympi, Lithi, Anavatos, Avgonima, Nea Moni Manastırı, Karfas, Vrontados’taki yel değirmenleri, Polychoros Agio Galas, Kampos Citrus (çiftliği ve narenciye müzesi), Chios (merkez), Lagada

Plajlar: Mavra Volia, Glaroi, Lithi, Emporios, Karfas

Aktiviteler

Tavernalarda bol bol yeme içme, motosiklet turu, köylerini gezme

Aklınızda bulunsun

Çeşme’den Sakız’a feribotla ulaşım yaklaşık 50 dk sürüyor. 20 dk süren hızlı feribot seçeneği de mevcut arabalı feribot da. Turyol, Ertürk gibi farklı firmaların seferleri var. Biletlerinizi internet üzerinden önceden satın alabilirsiniz. Haftasonları ve bayramlarda uzun pasaport kontrol kuyruklarına hazır olun.

Feribot sefer ve ücret tarifeleri için Turyol ve Ertürk‘ün web sitelerine bakabilirsiniz.

Sezonda adada kiralık araç sıkıntısı olabilir. O nedenle aracınızı mutlaka en az 10 gün önceden kiralayın.

Ada yolları çok virajlı. Hassas bir mideniz varsa önleminizi alın.

Mesta, Pyrgi ve Olympi köylerini mutlaka görün. Plajlardan Mavra Volia ve Glaroi’de mutlaka yüzün. Mavra Volia’da şezlong ve şemsiye yok.

Seviyorsanız bol deniz mahsulu ve adaya özgü Mastelo peyniri yiyin, ada birası Fresh Chios Beer için.

Biz çekmeyi unutmuşuz ama siz sakız ağaçlarının fotoğraflarını çekmeyi unutmayın 🙂

 

Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Mesta, Sakız Pyrgi, Sakız Pyrgi, Sakız  Mavra Volia, Sakız  Mavra Volia, Sakız  Karfas, Sakız  Karfas, Sakız  Yel Değirmenleri, Sakız  Glaroi, Sakız  Citrus, Sakız  Citrus, Sakız  Kampos, Sakız  Kampos, Sakız  Kampos, Sakız  Lithi yolunda bir köy, Sakız  Sakız Birası  Pelakanos, Karfas, Sakız

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Robot değilim *